Sevdiğim şimdi çok uzaklarda...
Okumakta olduğunuz bu sayfa ne yazıkki günlüğümün son sayfası..Olanlardan sonra bu günlüğü kullanamayacağımı artık noktalamam gerektiğini anladım.Yaşadığım onca şeyden sonra bu son olanlar herşeyi bitirme noktasına kadar getirdi.Söylenecek belki çok şey var ama inanın şu kalemi zor tutuyorum..
Nereden başlayacağımı bilemiyorum..Ama her zaman ki yerden başlarsam belki sonunu getirebilirim :
Telefon çalıyordu..
Her yer kan revan içinde.
Gözlerim kırmızıdan başka renk görmüyor..
Telefonun sesini hala duyabiliyorum..Hayatımda ki en çok istediğim şey şu telefonun susmasıydı.Ama ancak açınca çalmasına engel olabiliyordum..Sadece onu dinleyebilmekle yetindim :
Uzun zaman olmuştu senle sohbet etmeyeli..Senle görüşmeden önce hep kendi kendime söyleniyordum acaba beni görünce tanıyabilecek mi diye.Ama küçücük de olsa bir tepki bile vermedin.Üzüldüğümü sanma senin insanlara verdiğin değeri bir kez daha görmüş oldum.Değişen birşey olmadı..
Sana eğer benim dediklerimi yaparsan bende sana kim olduğum hakkında bir takım açıklamalarda bulunacağıma dair söz vermiştim.Ehh onun zamanı gelmiş gibi.İlk olarak sana odada ki kanın kime ait olduğunu söylemeyi çok isterdim ama süprizi bozmak istemiyorum herşeyin bir sırası var..
Bizim tanışıklılığımız çok eskilere dayanıyor.Senin hatırlayacağını pek sanmıyorum çünkü her seferinde anlatmama rağmen sen gene unutuyorsun değişen birşey olmuyor..
Hiç kafanın sağ arkasındaki yara izine neyin sebeb olduğunu merak ettin mi..Oturup düşündün mü, annene babana sordun mu hiç..Eminim sormuşsundur ama onlardan da bir cevap alamamışsındır.Senin için hep bilinmez bir yara izi olarak kalmıştır o yara izi.Benim kim olduğumla ilgili ilk bilgi bu olsun o zaman..
O yara izini ben yaptım.O kadar kolay olmamıştı açıkcası yaparken zorlanmıştık.Evet yaparken diyorum çünkü beraber yapmıştık sende yardım etmiştin.Çok da eğlenmiştik açıkcası.Sonrada sen bana yapmıştın aynısını.Birbirimiz üzerinde ömrümüz boyunca birbirimizi unutamayacağımız işaretler koymuştuk. Birlikteliğimizin miladı olarak saymıştık..Her miladın başlangıcı olduğu gibi bitişi de varmış demekki..
Bilmem bazı şeyleri hatırlamaya başladın mı..Suskunluğundan hayır anlamını çıkarıyorum izin ver devam edeym..Benim kim olduğum ile ilgili ikinci bilgini vereyim belki bir hareketlenme olur beyninin ucra köşelerinde..
Telefonun çalması..Telefonu niye sen açana kadar sürekli çaldırdığımı düşündün mü hiç.Sen herşeyden mutluluk çıkartırdın.Telefon çaldığında açmazdık ve daha ne kadar çalacağını bekler dururduk bu anlarda çok eğlenirdik.En büyük hayalin o telefonun durmadan çalmasını dinlemek izlemekti.Bir gün tam 10 dakika boyunca çalmıştı bizde o 10 dakika boyunca gülmekten yerden kalkamamıştık.Tam 14 yıldır bunu yapıyorum belki hatırlarsın diye ama sende balık hafızası varmış.14 yıl boyunca hep uğraştım beni hatırlaman için her seferinde kim olduğumu anlatmaya çalıştım.Ama bir sonraki telefon çalışında gene unutuyordun. Herşeye baştan başlamak zorunda kalıyordum.Bu benim için ne kadar zor tahmin edebiliyor musun..Hepsini unutmuyordun ama hakkını yemiyeyim belli kısımlarını kesiyor ve onları aklında tutuyordun.Nedense bu kestiğin yerler hep önemli yerler oluyordu.Bu sayede hatırladığını düşünerek aramaya devam ediyordum. Eninde sonunda beni tanıyacağını düşünüyordum..
-Gülün; dünya da sizinle gülsün. Ağlayın; ama yanlız ağlayın..
Bu sözü sen söylemiştin hatırlıyor musun bütün mutlulukları beraber yaşayacağımıza dair.Sen sözünde durmadın ama ben durdum senin tutumadığın sözü ben tuttum.14 yıl boyunca yaşadığım bütün mutlulukları senle paylaştım..İlk arayışımda tanışmamızı anlatmıştım ikimizin..Pencereden seni izliyordum bir aşağı bir yukarı koşturup duruyordun.Sonra benide çağırdın beraber oynamamız için.Çok güzel vakit geçiyorduk.Sonra kafamıza işaret koymaya karar vermiştik..Sen bana sormuştun "Bunu gerçekten yapacak mıyız ? "
Daha sonraki arayışımda ise abimin evliliğinden bahsetmiştim sana.."Abimin evlendiğini ama kendi düğününe bile geç kaldığını" dile getimiştim.Sen de buna çok gülmüştün.Uzun zamandır gülüşünü hasrettim ama güldüğünde bile beni bir yabancı olarak görüyordun..
Yavaş yavaş sana tüm gerçekleri beni hatırlaman için elimden gelen herşeyi yaptım ama sende hiçbir değişiklik olmadı.Hiçbir zaman yılmadım.Birgün hatırlayacağını düşündüm..
Hatırlaman için son birşey daha.Hem bu sayede odanın içindeki kanın kime ait olduğunu da öğrenmiş olacaksın. Birbirimize olan sevgimizin arkasında çok önemli birşey daha vardı.Tanıştığımız gün farkında varmıştık.İkimizin çok büyük bir ortak noktası vardı.Belki de o yüzden ki birbirimizi unutmayalım diye kafamıza işaretler koymuştuk.O işaretler sadece yara izinden oluşmuyordu.O yara izleri oluşurken bir acı gösterisi kırmızı bir şölen vardı :
-Gözlerim kırmızıdan başka renk görmüyor..
-Evet benim de benim de çok güzel..
Anlayacağın üzere ikimizde kana tapıyorduk.Özellikle de birbirlerimizin kanına.Hiçbir sebeb yokken birbirimizin elini, kolunu, yüzünü bıçakla kesip kanın akışını seyrediyor büyük keyif alıyorduk.Daha fazla uzatmıyacağım..Beni hatırlaman için en büyük kozumu oynuyorum.Şuanda çok büyük bir acı içinde olsam da belki de senin gözündeki o beni tanıdığın mutluluğunu hissediyorum..
"Şu odanın içinde bulunduğun duvarlar tam anlamıyla bir sanat eseri niteliğinde iyi bak onlara ve hepsinde benliğimin bir parçası olduğunu gör ve beni ne kadar çok sevdiğini söyle.."

0 yorum:
Yorum Gönder