20 Ağustos 2010 Cuma

Kanlı Günlük..S01E05..

              Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından...

       En sevdiği şarkıydı bir zamanlar hergün sırf gül yüzünde güller açsın diye sarı laleler alırdım ona çiçek pazarından.Üç kuruşum varsa bir kuruşunu lalelere verirdim.Kalan iki kurusun bir  kuruşuyla bir gün çocuğumuz olur diye birikim yapardım.Son kuruşla da hayatı güzelce yaşamaya ayırırdık...

    Ne radyo da o şarkı çalar oldu.. 
    Ne gül yüzünde güller açar oldu..
    Sen gittin gideli güzelim..
    Üç kuruşum boğazıma takılır oldu..

    O telefon her çaldığında..
    Radyo susar oldu..
    Güller solar oldu..
    Sen gittin gideli güzelim..
    Üç kuruşum bir simit almaz oldu..


       Pencereyi tokayla açıp yangın merdiveninden aşağıya inmeye başladım.Artık bu işte tamamen yalnız başımaydım.O yanımda değildi bana inanan kimse kalmamıştı.Herşey mutluluğumun geri gelmesi içindi.Aşağıya indiğimde ne yapacağımı anlamak için etrafa gözgezdirdim.İşte o zaman küçük bir oyunun içinde olmadığımı anladım.Hastanenin arkasındaki eski binanın tabelasında yanıp sönmeler olduğunu farkettim..

    PATRON SOLAK MAHİR

       Bu bina da daha önce nasıl bir iş yapılıyordu bilmiyorum ama tabelasını takip etmeye başladım.Bir süre sonra kendini tekrar ettiğini farkettim ve bir anlam çıkarmaya çalıştım :


    A..R..T..M..A..N..I..S..A..H..İ..L..A..P..

       Harfler sıralı olarak gidiyordu ve onüç harften oluşuyordu..

    İSA HİLAP ART MAN

       Mantıklı gelmiyordu..Kalem yardımıyla yeni şeyler türetmeye başladım..

    MANİSA Hİ LAPA RT

Bu da olamazdı.Manisa bir şehir olur tamam.Hi ingilizce merhaba demek oda olur.Lapa nişasta su karşışımı bir bulamaç hade bu da olsun da RT ne ? RT ye de birşey buldum peki bunları bir araya getirince nasıl bir anlamlı bir sonuç elde etmem gerekir ki..Biraz daha düşündüm bu şekilde bir sonuca varamayacağımı anladım ve başka sözcükler türetmeye başladım..Sonunda da buldum..Evreka evraka..

    SAHİL APARTMANI

       En mantıklısı buydu ve büyük ihtimalle oraya gitmemi istiyordu.Şimdi önümde küçük bir sorun kalmıştı.Sahil apartmanı neredeydi ? Etraftaki bir kaç dükkana girip nerede olduğunu bilip bilmediklerini sordum ama bütün insanlar burada öyle bir apartman olmadığını söylüyorlardı.Hastaneden biraz daha uzaklaştım ama sonuş değişmedi kimse "Sahil Apartmanı" diye bir apartman duymamştı..

       Daha da uzaklara doğru yürüdüm ama orada da sonuç değişmedi.Bunda bir yanlışlık vardı bu kadar uzaklara gitmemem gerekirdi.Bu kadar karışık olmayacağını düşünerek hastaneye geri döndüm ve etrafında dolşamaya başladım.Eğer "Sahil Apartmanı" diye bir yer duyulmadıysa benim aradığım bir apartman değildi.Etrafa daha dikkatle bakmaya başladım işler yavaştan yerine oturuyordu..

       Gözüme bir emlakçıyı kestirdim ve içeri girmeden önce camındaki kiralık ilanları gözüme çarptı. "Kiralık Apartman". Mantıksız gelmişti bir apartman ne diye kiraya verilirdi ki.Gözlerimi biraz daha aşağıya indirdim de o zaman anladım..Emlakçı yaz ayında olunduğu için sahil kenarında ki apartmanları kiraya veriyordu.Biraz yanlış tabir mi kullanılmıştı.Yoksa benim dikkatimi çekmek için mi yapılmıştı orasını pek önemli olmadığını düşündüm.Ve içeri adımı attım ve aklıma gelen ilk şeyi söyledim..

    -Kolay gelsin.Sahilde ki apartmanlardan birisinde kalmak istiyorum boş daireniz var mı acaba ?
    -Sağolun.Yaklaşık bir haftaya yakın hiç boş yerimiz yoktu ama ne şanslısınız ki bir saat önce bir yerimiz boşaldı.Bir bayan yaklaşık 4-5 haftadır orada kalıyordu bugün buraya gelerek anahtarını iade ederek çıkışını yaptı.

       O anda şok olmuştum ne diyeceğimi bilemedim bir süre dilsizmişim gibi orada öylece durdum..En sonunda emlakçı beni kendime getirtti :

    -Beyfendi iyi misiniz..
    -Tamam tamam iyiyim biraz başım döndü ama şimdi geçti.Ben o odayı hemen şimdi tutmak istiyorum bir mahzuru yoksa..
    -Tamam hemen kiralama işlemini başlatıyorum.Ne kadar kalacaksınız acaba ?
    -Çok kalmayı planlamıyorum açıkcası bir takım "küçük" işlerim var onları halletmem için yalnız kalmam gerekiyor.Ama siz belirli bir gün söyleyemiyeceğim ben çıkarken size bildiririm..

       Gerekli işlemler yapıldıktan sonra  kadından anahtarı alıp "Sahil Apartmanı" na doğru yola koyuldum.Emlakçı bana apartmanda ki görevliye götürmem içinde bir çanta verdi ben de kabul ettim nezaketen.Apartman fazla uzak değildi.Bana verilen oda 12 numaralı odaydı.Bilmem pek önemi var mı ama 12 numara eşimle evlendiğimiz ve çocugumuzun olacağını öğrenceğimiz günün tarihiydi..Pek şaşırmadım açıkcası bunca olanlardan sonra..

       Apartmana geldiğimde burasının bana hiç yabancı gelmediğini farkettim ama fazla üzerinden durmadan içeriye girdim.Görevliye çantayı uzattım :

    -Bu çantayı size vermemi istediler..
    -Efendim ? Çanta mı bir yanlışlık olmasın kim bana vermenizi istedi acaba ?
    -Merkezdeki hastanenin karşısında ki emlakçıda ki kadın..
    -Evet merkezde birlikte yaklaşık üç yıldır iş yaptığımız bir emlakçımız var ama orada hiç bir zaman bir kadın bulunmamıştır.Bir yanlışınız olmasın..
    -Yoo pekala bir kadın verdi bunu size vermem için isterseniz bir telefon açın beni doğrulayacaklardır..
    -Peki..Alo..(Telefon konuşması devam ederken)

    -Emlakçıda üç yıldır orada olan ve şimdi de orada olan beyfendi öyle bir şey olmadığını söylüyor ne çantadan ne de kadından haberi olmadığını dile getiriyor.Ne zaman çanta size verildi acaba ?
    -Bir saat bile olmamıştır daha yeni..
    -Malesef böyle birşey olması mümkün bile değilmiş.Beyfendi 2 saatten beri dükkanda olmadığını dükkana gireli yaklaşık on dakika olduğunu dile getiryor.
    -Peki ben 12 numaralı odayı kiralamıştım onunla ilgili ne diyeceksiniz peki..İsmim ....
    -Hemen bakalım..Evet bu isimde bir kişiye bir oda kiralanmış ama malesef 12 numaralı oda değil.19 numaralı oda kiralanmış.Bugün biraz dalgınsız galiba iyisinizdir umarım.
    -Tamam sağolun ben gerisini hallederim davranışlarım için de kusura kalmayın..

       Elimde içinde ne olduğunu bilmediğim ve belki de bana o telefonda ki kadın tarafından verilen bir çantayla kiraladığım 12 numaralı odaya değilde belki de gene onun kiraladığı 19 numaralı odaya giderken buluyorum.

       Kapıyı açıyorum o da neeeeeeeeeeeeeee!!!!

       Kapıyı açıp içeriyi görüp kapıyı kapamam sadece 3 saniye içinde olup bitiyor..

       Denizden sahile su vururmuşcasına duvarda bir su dalgalanması izlenimi vardı ama duvardaki su değil kandı.. 

0 yorum:

Yorum Gönder

 
spongebook Copyright © 2010, Template is White Clean Magazine.