Az önce televizyonda bir takım seri cinayetlerden dolayı aranan bir iş adamının cesedinin nehirden çıkarıldığını izledim.Devamında adamın neden ve nasıl öldürüldüğü açıklandı.Hayretler içerisinde kaldım demek ki dünyada böyle delicesine seven insanlarda varmış aşk için öldüren aşk için ölen..
Neden ?
Seri cinayetler işleyen bu adam o günden sonra "Sonsuz Aşık" adını takmışlardı.Öldürdüğü kadınların hepsine aşık olduğu söyleniyordu.Ama aşkında bir sorun varmış anlaşılan.İşlediği cinayetler arasında belli bir süre yoktu.Bir kadınla belli bir süre aşk yaşıyor sonra bundan sıkılınca başka bir aşka geçiyordu.Buradan da anlaşılacağı üzere katilin kadınlara değil "aşk" a aşık olduğuydu.Ama bu sıkılma dönemi cinayetten sonraları başlıyordu.Aşık olduğu kadınla bir süre güzelce vakit geciriyordu.Bu süre en çok üçüncü cinayetinde uzun sürdü.Zira ikinci cinayetinden iki ay sonra son aşkı ölü olarak bulundu.Diğer aşk süreleri daha doğrusu cinayet arasında ki süreler 2 hafta ile 6 hafta arasında değişiyordu.
Öldürme sebebi ise, yaşadığı aşktan sıkılmadan önce, yaşadığı aşka sonsuz sadakatini göstermek için aşkını ölümsüzleştiriyordu.Er yada geç kadına olan aşkından sıkılacağını biliyordu.Ama aşka olan aşkını da kaybetmek istemiyordu.Cinayetleri işlerken hala onlara aşık olduğunu biliyordu.Bu işleri onun için daha da zorlaştırıyordu.Yaptıklarından pişmanlık da duyuyordu fakat bu bu pişmanlık fazla uzun sürmüyordu.Sıkılma dönemine girdiğinde birkaç kadınla beraber olarak hem pişmanlığından kurtuluyordu hem de kadınlarla aşk dışında başka sebeplerden dolayı da zaman geçirebiliyordu.
Hayatın üç dönem içerisinde yaşıyordu.Eski aşk,sıkılma ve yeni aşk..Kadınlara olan aşkından birgün sıkılacağını biliyordu.Buna daha önce iki kez şahit olmuştu.Ve o iki kötü aşk deneyimindeki iki kadın da, aşıkları arasında kalan üç kişiden ikisiydi.Aynı zamanda bu üç dönem de uyması gereken iki de kural vardı kendince.Birincisi, "aşka aşık olduğunu ve eski aşkın yerini her zaman yeni bir aşk alacağını unutmayacaksın." Birinci kuralına son aşkı dışında bütün bütün aşıklarında uydu.İkinci kuralı ise, "sıkılma dönemlerini kısa tutup hiçbir sevgi göstermeksizin kadınlarla zaman geçir ve keyfini çıkar." Bu kurala her zaman uydu ve bundan büyük bir zevk duydu..
Nasıl ?
En uzun aşkının 2 ay dolaylarında sürdüğünü söylemiştim.En çok zorlandığı cinayette oydu aynı zamanda.Karşılıklı birliktelikleri, aşkları 2 ay sürmüş olabilirdi ama katilin bu kadına aşkı çocukluğundan beri vardı.Bu cinayet ile aynı zamanda çocukluk dönemini de öldürmüştü.Bu pişmanlıktan kurtulmak için 3 günde yaklaşık 20 kadınla beraber olmuş ve sonunda istediği huzura kavuşmuştu..
Aşık olduğu kadınları öldürmeden önce onlara hayatlarının en güzel gecesini geçirtiyordu.Önce lüks bir lokanta da güzel bir yemek yiyerek başlıyorlardı.Daha sonra dans geliyor ve birbirlerine olan aşklarını dile getirerek mutluluğun zirvesine çıkıyorlardı.Ve o mutluluğun zirvesini yatakda sonlandırıyorlardı.Sabah olduğunda ise mutluluğun zirvesinden aşağı çığ düşüyordu.Kadın o aşkın, o mutluluğun dayanılmaz hafifliği altında son kez beyaz bir uykuya dalıyordu..
Katil tarafında ise beyazdan çok aşkın o saf kırmızılığı vardı.Bu kırmızılık pişmanlığın başlangıcı ve aynı zamanda da aşka olan aşkına göstediği sadakatin temsilcisiydi..
Aşka ve aşığına olan sadakat görevini tamamlamıştı bu şekilde.Sırada aşığını huzura erdirmek vardı.Bunu da nehrin berraklığından faydalanarak yapıyordu.Son kez baktığı aşkına kırmızılar içinde nehire bırakıyordu.Bu şekilde katil nehire yayılan kırmızlıkla beraber kadına olan aşkından arınıyor.Kadın ise nehirin berraklığıyla üzerinden ayrılan kırmızıyla günahlarından arınıp en son beyazlığa ulaşıyordu.
Yazıyı yazmaya başlarken katilin neden ve nasıl öldürüldüğünü açıklayacaktım ama olmadı izin verirseniz oraya geri döneyim...
Katilin aşıkları arasında öldürmediği üç kadın vardı.Gençlik dönemlerinde aşka değilde kadına aşık olmasından dolayı iki defa hüsrana uğramıştı.Bundan dolayı kendi hatalarını onları öldürerek telafi etmeye çalışmamıştı.Şu ana kadar öldürdüğü kadınların hepsi ona sonsuz bir aşk içerisinde hayata gözlerini yummuşlardı.Mutluluğun zirvesinde bütün sevgilerini katile vermişlerdi.Anlayacağınız katil sevilen bir kişiydi her zaman..
Hayatta kalan son kişi ise onun son aşkıydı.Lüks bir lokanta, yemek, dans, aşklarının dile gelmesi, mutluluğun zirvesi..Ama çığ düşmemişti.Gençliğinde yağtığı iki kez yaptığı hatayı tekrardan yapmıştı.Kadına aşık olmuştu..Tüm mutluluğunu sonsuz aşkını ona adamıştı.Kadına o kadar aşıktı ki tüm hayatını, yaşadıklarını, aşklarını, mutluluklarını bir kenara atıvermişti.Kadına olan aşkını göstermek için hayatını tüm ayrıntılarıyla anlattı.Yaşadığı aşkları, cinayetleri ve pişmanlıkları.Anlatımını bitirdikten sonra da kadından son istediğini yerine getirmesini istedi.Kadından kendisine sonsuz aşkı göstermesini istedi.Yani tüm yaşantısından, aşklarından pişmanlıklarından, günahlarından arınarak sadece kadına olan sonsuz aşkını..
Umarım katilin neden ve nasıl öldürüldüğünü anlamışsınızdır.Benim için zor olmadı.Öldürdüğüm adam bir katil değildi.Sonsuz aşk yaratıcısydı.Öldürdüğü aşıklarına sonsuz aşkı vaat ediyordu.Hangimiz sonsuz bir aşkı istemedik ki ? Evet ben onun son aşkıydım.Onun diğer aşklarına gösterdiği aşkı bende ona göstedim.Sonsuz bir aşk içerisinde gözlerini yummasını sağladım.Onu nehre bıraktığımda nehir onun sonsuz aşkından kırmızıya döndü.Bir kez daha onun sonsuz aşkının sonsuzluğuna şahit oldum...
Bir gün sizde aşık olduğunuzda, sonsuz aşkı anlamak için aşığınızın gözlerinin içine bakın ve sonsuz aşk nehrini gördüğünüzde tüm bu olanları anlayacağınızı düşünüuyorum..
Dünya bir katili değil, sonsuz aşk yaratıcısını kaybetti..









