-ABD'de 16.000 kütüphane var.İngiltere'de 3508 kişiye, Belçika'da 4253 kişiye bir kütüphane düşüyor.Ülkemizde ise 95 kişiye bir kahvehane düşerken, 65.000 kişiye ise bir kütüphane düşüyor..
-Rusya da kişi başına 18 kitap düşerken, Türkiye de 1000 kişiye 7 kitap düşüyor!
-Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
-Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon.
-Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.
-Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.
Bu kadar istatistikleri "yüksek" bir ülkede yaşadığımza göre okumamak için nedenlerimiz olması lazım."Okumuyorsak nedeni var be abi." demi ? O nedenleri insan hep merak eder.Şunlara neden demeyelim artık "yalan" diyelim kurtulalım..İnsan yaratılışından beri hep yalanlar içinde büyümüştür.Kitap konusuna gelince yalan söylemek de onun en doğal hakkıdır değil mi.İşte size kitap okumamama nedenlerimiz pardon kitap okumama üzerine söylediğimiz "pembe" yalanlarımız :
5-Kitap Beni Bozuyor, Hasta Ediyor, Başımı Ağrıtıyor..
Kuruntu bir yalandır.Sırf yalan söylemek içinde yalan söylenilmez ki.Hayır yani bir kitap insanı nasıl hasta eder nasıl yorar..Hiç okumayan bir insan direk olarak yüklenirse doğaldır başının gözlerinin ağırması.Herşeyin bir üslübu var.Vaktinin belli bir kısmını ayırarak yavaştan başla okumaya peşinden atlı koşturmuyor yavaş yavaş oku zamanla daha çok okursun ancak o şekilde bünyen kaldırır.Bu yalana anca bu kadar antitez oluşturabilirm.Zaten bu yalanı söyleyen kendisi bile inanmamıştır yalanına..
4-O Kadar Para Veremem..
En samimi bulduğum yalandır.Hak veririm bu yalana ama tam anlamıyla değil.Türkiye de kitap fiyatları ciddi manada yüksek bence bunda okuyan kesimin fazla olmaması ve sürümden kazanılmayacağı için böyle yüksek fiyatlar karşımıza çıkmaktadır.Sonra da "korsan piyasası canlılığını koruyor.." diye haber yaparlar.Kusura bakmayın korsana teşvik etmek istemem ama piyasa onu gösteriyor.Okuyan yok doğal olarak da kitap basan yok.Söz gelimi Japonya da basılan kitap sayısı ile Türkiye de basılan kitap sayısı korsanın nedenlerinden birini açık bir şekilde gösteriyor.Korsanın engellenmesi hem okuyucu sayısının artmasıyla hemde okuyucu sayısının artmasına mütabık basılan kitap sayısının artmasıyla olur ancak.Umarım olur..
Samimi bulmadığım tarafı ise illa kitaplara para vermene gerek yok.Kütüphane diye birşey var.Bu tezime karşılık "Türkiye kütüphaneleri ne kadar geniş ve güncel ki oraları kaynak olarak gösteriyorsun.." diyebilirsin buna da bir nebze hak veririrm ama kütüphaneler bir miheng taşıdır.İstediğin her kitabı bulamayabilirsin ama bir yerden başlaman lazım okumaya..Kütüphanelerde yüzlerce kitap var birisinden başla okumaya zahmet olmazsa.Sonraları göreceksin ki kitaplara verilen paranın ne derece doğru olduğunu ve verdiğin paranın kitaba değdiğini göreceksin.
Son olarak da senin hiç mi arkadaşın yok hiç mi kitap yok onlarda sor bakayım..
3-Popüler Kültür Yalanı
En popüler yalandır.Bu nasıl bir yalandır derseniz bu yalan, yalandan öte olarak biraz da seçicilikle alakalıdır.Son zamanlarda yüksek tirajla satılan kitaplara yöneliktir.Hayatında okuduğu kitapların sayılı olduğu kişilerin yöneldiği bir yalandır.Bunlar yemek seçer gibi kitap seçerler.Örneğin; "Ben vampir konulu kitaplardan başka kitap okumam.." Çarpılırsın iki günde yüreyemezsin valla..Hayır yani o kitapları da oku okumasına da başka kitaplarda oku seçici olma bu kadar.Acaba bu vampircilik oynayanlar Dracula yı okumuşlar mıdır yada hakkında bir bilgileri var mıdır ? Hı ?
Hem okuduğun yazara hemde edebiyat camiasına ayıp etmiş olursun bu yalanla.Senin derdin kitap okumak değil milletten geri kalmıyayım, okuyayım da bir yerimde sivilci cıkmasından başka birşey değildir.Oku ama kitabı okurken kaygın olmasın yoksa vampir okumuşun Cin Ali yi okumuşsun önemli değil okuduğun kıymetini bildikten sonra.Demem şu ki endorfin salgılamanında zamanı ve üslübu var..
2-Zamanım Yok
Hiç bir zaman değerini kaybetmeyecek bir yalan.İlk yalanlardan birisi de sayılabilir dünyada ki.
Neye? Yemek yemeye mi ? Uyumaya mı ? Gün 24 saat hiç mi zamanın yok bütün gün boyunca ne yapıyorsun ki bu kadar önemli, kitaba 2 dakikanı ayıramıyorsun.Ben demiyorum ki bütün gün boyunca oku.Otobüste oku etraftaki güzel kızları keseceğine.Uykundan kes güzellik uykusuna yatmanın ne anlamı var.Biraz da az yemek ye yiyorsun yiyorsun sonra "ayy ben çok kilo aldım yaa" diye ağlıyorsun.Atatürk savaş zamanlarında bile elinin altında kitap bulundururdu ve geceleri mum ışığında o kitabı okurdu! Kısacası kendi zamanından çal.Allah rahmet eylesin eski eğitimci-yazar Ekrem Sağıroğlunun çok güzel bir sözü vardır:
"Zamanım yok, kitap okuyamıyorum" diye söylenenlere; " Her yer, her zaman ve her türlü ortam, okumaya müsaittir; okumak için hiçbir engel yoktur.Okumak için "zamanım yok, fırsat bulamıyorum." diyen kimse, zamanı kullanmayı bilmeyen ve ömrünü boş şeylerle heder eden kimsedir."
Bu yalanın üstüne söylenecek başka söz kalmadı düşüncesindeyim.Ekrem Sağıroğlu nokta atışı yapmış zaten..
1-Kitap Okumayı Sevmiyorum
En büyük yalanımız..
Ben de bamyayı sevmiyorum ne olmuş yani.Bir kitap nesne değildir öznedir.Bir kitabı sevmeye bilirsim de bütün kitapları birden nasıl sevmiyor olabilirsin anlayamam doğrusu.Sevmediğin hoşuna gitmeyen kitabı okuma zaten bir kazancın olmaz zaman kaybın olur sadece.Bamya örneği de bunun gibidir bamyayı sevmiyor olmam bütün yemekleri de sevmiyor olacağım anlamına gelmez.Senin kitap okumaya sevmiyor olman hüsnü kuruntudan ibarettir.Bir sevmezsin iki sevmezsin bilemedin üç sevmezsin nereye kadar.Şu reklam daki gibi habere "yine mi bamya.." demeyi kes artık bir yerden başla.
Bu yalanı söyleyenlerin ikinci bir tarafı da daha önce hiç kitap okumamış olmalarıdır.Gene bamya muhabbeti gibi."Bamyayı sevmiyorum.." "Peki daha önce hiç bamya yedin mi ? "Hayır.." Eeee!!! Bir yemeği tatmadan sevemeyeceğin gibi bir kitabı da okumadan sevemezsin.Bir dene bakalım en sonunda seninde beğeneceğin bir yemek çıkacaktır ortaya o kadar zor olmasa gerek.Önüne konulan her yemeği yemek zorunda değilsin ama birşeyler yemek zorundasın değil mi..
Yazımı Atatürk'ün bilinen ama bir kulağımızdan girip bir kulağımızdan çıkan bir sözüyle bitirmek istiyorum...
"Hayatta en hakiki murşit ilimdir." Mustafa Kemal ATATÜRK
SİZİN YALANINIZ HANGİSİ ?