İşler pek yolunda gitmiyordu bende bir de senin canını sıkmıyayım dedim.Bir haftadır yazmamamın sebebi onun yoğun bakımda olması.Son yazımı yazdıktan sonra sayıklamaya başladı.
-Telefon çalıyor..Telefon çalıyor..Telefon çalıyor.. diye
Ardından birşeyler daha söyledi ama tam anlayamadım ne demek istediğini ama o an da birşeylerin yolunda gitmediğini farkettim hemen hemşireleri çağırdım ve yoğun bakıma kaldırıldı.Hala da orada.Bunların olmaması için ne gerekiyorsa yapardım ama bana o fırsat ne yazık ki verilmemişti.Yaptıklarımın cezasını çekicektim.Ama malesef ki ne yaptığımı dair bilmiyordum.Bu kadar hayatımızı altüst edecek ne yapmış olabilirdim ki.Bazıları düşünüuyorum o kadın ikimizi birden suçlu görmüştü olanlardan dolayı ve ikimize de kötü bir hayat yaşatıyordu.Beraber yaptığımız şeylere baktığımda bınların olmasına sebeb göstercek bir durum görmüyorum bir yerde artık ölsek de kurtulsak diyoru önun için ölümden beter duruma geldi çünkü..
Oda da tek başıma oturuyorum ne gelen var ne giden.Bana herhangi bir sorun olmadığunı onu odasında beklememi söyledilr mecburen kabullendim bende.Bir saattir bekliyorum yakında çıkaracaklarmış.O gelene kadar biraz gözlerimi kapatırsam iyi olacak sanırsam..
İki üç gündür uymadığum için göz kapaklarım ağırlaşmaya başlamıştı ki gözlerimi dinlendirdiğim anda uykuya dalmışım..
-Efendim..
-Beni şaşırtıyorsun..İlk defa telefon bir kere çalar çalmaz açtın bekliyor muydun yoksa aramamı..
-Hala ne istiyorsun daha istediğini alamadın mı bütün mutluluklarımızı emdin hala niye devam ..
-Anlaştuğımızı sanıyordum ben konuşurken sen dinleyeceksin..Bayadır uyumuyorsun anladığım kadarıyla bir yorgunluk var üstünde ama doğaldır o bu durumdayken senın uyuyor oılman pek hoş olmaz..Sana birşey söyleyeceğim ama sakın paniğe kapılayım deme.Her ihtimale karşı yavaşca söyleyeceğim..
"Onun yanındayım.Şuan verilen ilacın etkisiyle uyuyor.Bu kadar zaman geçmesine rağmen hala hiç değişmemiş.Onu ilk gördüğümdeki güzelliğini hala koruyor..Kendine iyi bak pek yakında görüşürüz.."
-O burada o burada diyorum size.Onun yanında şuan ona zarar verebilir size diyorum o burada....
-Beyfendi lütfen sakin olun kim burada kime zarar verebilir ? Beyfendiye su getirin çabuk.
-Eşimi görmek istiyorum lütfen beni ona götürün lütfen..
-Yoğun bakımdan yeni çıktı beyfendi şuan da kimse yanına giremez.Rahatlığını bozulmaması gerekiy..
-Lanet olsun beni hiç dinlemiyor musunuz..O burada diyorum eşime zarar verebilir diyorum dinlesenize o bu ra da ...
-Nabız 60 kan basıncı 90/60 ve gittikçe normale doğru gidiyor..
-Beyfendi beyfendi beni duyabiliyor musunuz..
-Ne oldu bana eşim nerede onu yakalabildi..
-Tamam beyfendi zorlamayın kendinizi.Kısa bir süre önce baygınlık geçirdiniz ama şuan durumunuz iyiye gidiyor.
-Eşim nerede..
-O iyi durumda yoğun bakımdan çıkarıldı.Herşey yolunda korkmanıza gerek yok.Birazdan polisler gelecek ve bayılmaadan önce söyledikleriniz dinleyecekler.Onlar ne demek istediğinizi anlamışlar sanırsam.Siz dinlenmenize bakın..
Zor nefes alıp veriyordum bu nasıl olurdu hala aklım almıyordu.Hastaneye kadar girmiş ve eşimin elini tutabilecek kadar ona yaklaşmıştı ve belki de elini tutmuştu.Lanet olsun.Tam bu sırada polisler içeri girdi.
-Nasılsınız beyfendi..
-Ben iyiyim onu yakalayabildiniz mi onu söyleyin.
-Biz de bunun için konuşmaya gelmiştik zaten.Söylediğinizin aksine kimseyi göremedik.Eşiniz yoğun bakımdan çırakıldıktan sonra özel bir odaya konuldu ve yanına kimse alınmadı.Herşey kontrol altındaydı yani.
-Nasıl olur açık ve net bir şekilde bana yanında olduğunu söyledi.
-Kim beyfendi kim ?
-O.O işte o kadın bütün hayatımızı zehir eden o kadın hala anlamıyor musunuz hastanede olduğumuz sürece hep size ondan basediyorum ama siz beni anlamakta zorluk çekiyorsunuz anlamıyorsunuz bile..
-Beyfendi o telefon konusunda anlaşıtığımızı sanmııştık.Siz o telefonları kafanızda uyduruyorsunuz hepsi hayal gücünüzün bir ürünü.Eşiniz de o olmayan telefon görüşmeleri yüzünden ipleri kaçırdı.
-Hayır siz beni anlamıyorsunuz o telefon görüşmelerinin hepsi yapıldı.Hepsi tek tek bütün mutlu günlerimiz o kadın tarafından baltalandı.Daha demin onunla konuştum diyorum sizre odada ki telefondan...
-Beyfendi işleri zora sokmaya başlıyorsunuz sizinde ipleri elinizden kaçırmanıza az kaldı.Bir tanesini de kaçrdınız hatta.O odanızda ki telefon bir yıldır bozuk ve hiçbir şekilde görüşme yapılamıyor.Beyfendi beyfendi gene bayıldı koşun hemşireleri çağırın..
Tekrardan gözlerimi açtığımda etrafında bir takım doktorlar vardı.Herşeyin yolunda olup olmadığını kontrol ediyorlardı.Yolunda olduğunu anlamışlardı ki hemşirelere bırakıp dışarı çıktılar.Polisler yanıma gelmişti;
-Şimdi daha iyisinizdir uımarım..
-Evet çok sağolun.Sizi de meşgul ettiğim için kusura bakmayın.Çok zor bir dönem geçiriyoruz.Eşim bir haftadır yoğun bakımda ve bende bu dönem için de pek az uyku imkanı bulabiliyorum.Onun için olsa gerek ki olmamış şeyleri oluyormuş gibi görmeye başladım.En azından en mantıklı açıklama bu olmalı çünkü bozuk bir telefona cevap vermiş olamam demi..
-Aklınızın yerine gelmesine sevindim tekrardan geçmiş olsun artık biz rahat bırakalım sizde biraz uyuyun isterseniz..
-Sağolsun evet biraz uyusam iyi olacak..
Oda da gene yanlız kalmıştım.Artık biraz kafamı dinleyebilirdim.Tüm bu olanlardan sonra ne yapacağımı düşünemez hale geldim.Uyku sersemi olarak dolaşıyor olabilirm ama tek birşey varki o da tüm bu olanların gerçek olduğudur.Her ne kadar o telefonun bozuk olduğu söylensede ben o görüşmeyi yaptığımı çok iyi biliyorum ve ben deli değilim olmayacağımda..
-Efendim..
-İkidir beni şaşırtıyorsunuz.Garipser oldum açıkcası..
-Seni pislik o telefona bir şekilde paralel çektiğini biliyordum nasıl ne şekilde yapıyorsun bilmiyorum ama polislerin dediği gibi o telefon çalışmıyor durumda değil sadece göstermelik.
-Telefon konusunda kısmen de olsa yanılıyorsun ama önemli değil bunlar küçük mevzular.Bu arada farkına varmışsındır eşinin durumunun düzelmesi belki de benim elimde.Birşeyler değişmeli artık.Beni bilen bir sen varsın ve başkaları sana inanacak durumda değiller..
-Ne istiyorsun...
-Sonunda..Biraz geç oldu ama anlayabildin.Hala benim kim olduğumu ve senden ne istediğimi anlamış durumda değilsin.Bu kadar zamandır senin tüm mutluluklarında beraberdim bunu boş yere yapıyor değildim herhalde.Ama sonunda ikimizde mutlu sona ulaşacağız.Sen benim istediklerimi yapacaksın bende sana kim olduğumu ve neden hayatında yer aldığımı anlatacağım ama yavaş yavaş.Herşeyin bir zamanı var.Şimdi ilk sen başlıyorsun dediklerimi doğru bir şekilde yaparsan herşey açıklığa kavuşabilir..
Öncelikle çekmecedeki saç tokasını al ve pencereyi aç.Tüm olanlardan sonra seni güvenlik içinde tutuyorlar ve kaçmanı istemiyorlar aklını yitirdiğininde dolayı yaptıklaro doğru olsa gerek..Pencereyi açtıktan sonra yangın merdiveninden aşağı in sonrasını farkedeceksin zaten.Son birşey daha seni izlemede olacağım..
Gözlerin gözlerim, ayakların ayaklarım, mutlulukların mutluluklarım olacak...

0 yorum:
Yorum Gönder