29 Temmuz 2010 Perşembe

Kitap Aşkı...S01E01

      
       Atatürk'ün hizmetinde bulunanlardan Cemal Granada, Atatürk'le Vasıf Çınar arasında geçen bir konuşmayı anlatırken; O'ndaki okuma alışkanlığının çocuk yaşlarında kazanıldığını da belirler: Boş zamanlarında Atatürk'ün elinden tarihle ilgili kitapların düşmediğini hatırlarım. Bir gün yine Atatürk, tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesine dalmıştı ki, çevresini görecek hali yoktu. Bir sürü yurt meselesi dururken Devlet Başkanının kendini tarihe vermesi, Vasıf Çınar'ın biraz canını sıkmış olmalı ki, Atatürk'e şöyle dediğini duydum:

     -Paşam!.. Tarihle uğraşıp kafanı yorma... 19 Mayıs'ta kitap okuyarak mı Samsun'a çıktın?
      
       Atatürk, Vasıf Çınar'ın bu çok samimi yakınmasına gülümseyerek şöyle karşılık verdi:
    
     - Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiç birisini yapamazdım..


       Atatürk ün bu sözüyle başlamak istiyorum yazıma.Atatürk direk olarak Cumhuriyetin oluşmasını ve bir "Atatürk" ümüzün olmasını kitaplara borçlu olduğunu onlara sahip olmasaydı ne Türkiye Cumhuriyetinin ne de kendisinin olabileceğini dile getirmiştir.Atatürk birçok sözünde bir ülkedeki kalkımanın ancak eğitimle olacağını dile getirmiş ve hayatında kitaplara çok önem vermiştir.Öyle ki her gittiği yerde öncelikle o bölgede bir kütüphane olup olmadığını sorardı. "Hayatta en hakiki murşit ilimdir." sözüyle bu ideolojisini açık bir şekilde göstermiştir.

       Atatürk ün bu okuma alışkanlığı sadece çocukluğuyla sınırlı kalmamış hayatı boyunca devam etmiştir.Atatürk ün her zaman yanında okumak için kitapları bulunurdu.Öyle ki okumaya cephede bile devam ederdi :

       Çanakkale savaşının en şiddetli zamanında kendisini ziyarete gelen gazeteci Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ün odasını tasvir ederken, Balzak'ın, Maupassant'ın, Boule de Suif'in ve Lavedan'ın eserlerinin masasının üstünde durduğundan bahsetmektedir. Yine Çanakkale savaşı zamanlarında Atatürk'ün, yazdığı bir mektupla arkadaşı Ömer Lütfi Bey'in eşinden bazı kitaplar istediğini görmekteyiz.

       Atatürk, Ankara'ya yerleşmesinin ardından Keçiören'deki köşkünde kütüphanesini kurmuş, fakat zamanla bu evin ihtiyaçlarını karşılayamaması karşısında yeni bir köşk yapılmıştır. Atatürk köşkü yapacak olan mimardan iki özel istekte bulunmuştur. Bunlardan biri geniş ve ferah bir yemek odası diğeri de yine geniş bir kütüphane yapmasıdır.Zaten bu yeni köşk ün yapılmasının en büyük sebeplerinden birisi de diğer köşk deki kütüphane nin küçük olması ve ihtiyaçlarını karşılayamamasıdır..

       Görüldüğü gibi Atatürk tam bir "Kitap Aşığı" idi.Ülkesinin de bu yönde ilerlemesi için elinden geleni yapmış Cumhuriyeti de eğitimin, öğretimin, kitapların, kütüphanelerin üstüne kurmuştur.Ancak Atatürk buna çalışmış ama başaramamıştır. Atatürk den sonra günümüze değin pek bir gelişme kaydedilemiştir.Biraz ağır olabilir ama şuan belki de eğitim öğretim olarak Atatürk ün bıraktığı yerdeğiz.

Buyrun Atatürk ün zamanında önem verdiği ve bizim de bu önem verdiğmiz kütaphaneler ve kitaplar:

UNESCO'nun araşıtrmasına göre ;

ABD'de 16.000 kütüphane var.
İngiltere' de 3508 kişiye,
Belçika'da 4253 kişiye bir kütüphane düşüyor.
Ülkemizde ise 95 kişiye bir kahvehane, 65.000 kişiye bir kütüphane düşüyor!


Türkiye de 962 bin kişi halk kütüphanelerine üye iken
Bu rakam İran'da 7 milyon,
Fransa'da 16 milyon,
Meksika da 39 milyondur..

Halk kütüphanelerimizde yaklaşık olarak 12 milyon kitap bulunurken diğer ülkelerde,
Bulgaristan 46 milyon,
Fransa 76 milyon,
Rusya'da ise 739 milyondur..

Rusya'da bir kişiye 18 kitap düşerken, ülkemizde 1000 kişiye 7 kitap düşmektir!!!

Varın gelin bu "Kitap Aşkımızı" sizde görün..


Kitap Aşkımız devam edicektir.Daha burada bitmedi bitmeyecek..

Bir sonraki Kitap Aşkı yazımızda görüşmek üzere..

KAYNAK

Ataturk ün kitap okuma aşkı
Unesco İstatistik

0 yorum:

Yorum Gönder

 
spongebook Copyright © 2010, Template is White Clean Magazine.