Sevgili Günlük;
Bugün sıcak bir gün, dokunduğum her şey sıcaktan erimiş durumda sen hariç ama sen hep bana karşı soğuk davrandın zaten sadece beni dinlemekle yetiniyorsun o kadar. Neyse senle tartışmayacağım…
Birkaç ay oldu görüşmeyeli arkadaşım hastalandığından dolayı onun yanında olmaya çalışıyorum. İki haftadır psikiyatrları dolaşıyorduk işler iyi gitmiyordu en sonunda hastaneye yatırma kararı alındı. Doğru bir karar mıydı? Bence hayır ama yapılması gerekiyordu. Arkadaşıma “deli” damgası vuruldu ne yapacağını bilemez durumda. Bende onun yanında kalarak destek vermeye çalışıyorum. İlk gün için bu kadar arkadaşımdan konuştuğum yeter daha sonra devam ederiz seni de sıkmayayım…
Sana daha önce yazmaya başlayacaktım ama defter bulamadım daha doğrusu seni diğer defterlerden farklı gösterecek bir defter.. Hastane de günler pek hızlı geçmiyor hele ki sen olmayınca iyice sıkıcı oluyor.3 gündür seni arıyordum en sonunda küçük bir kırtasiyecinin en üstteki tozlu rafında bulabildim. Beni bekliyormuş gibi bir halin vardı. 5 yıla yakın süredir orada beklemen bunu doğrular nitelikte. Sen olmadığın günlerde müzik dinledim, kitap okudum ve tabi ki de dizi izledim. Laf aramızda 2 haftadır da temizim kitaba elimi sürmedim. Bunları sana tek tek anlatabilmek için can atıyorum.
Dört gündür hastanedeyim normalde hastanede ziyaretçi kabul etmiyorlar ama ama benim arkadaşımın yanında kalmam onun için iyi oluyormuş kendini güvende hissediyormuş bende ona destek olmaya çalışıyorum bu şekilde. Ona “deli” gözüyle bakmaları garibime gidiyor. Arada bir küçük delilikleri oluyor ama onlarda normal hepimizde var olanlar. Kim elindeki en sevdiği anahtarlığı alınca bağırmaz ki..Evet biraz fazla bağırıyor ama olsun sesi biraz fazla gür ondan.Gene arkadaşımdan konuşmaya başladım kusura bakma kapatıyorum..
Hastanenin camları çok küçük içeri hava bile zor giriyor. Belki de “deli” dediklerinin camdan atlamalarını engellemek içindir. Zaten pek de yalnız bıraktıktıkları yok.Güvenlik üst derece de ama hafife almamak gerek ummadık taş baş yarabilir.Bugünlük bu kadar yeter gene devam ederiz sonra..
Bu arada hazır aklıma gelmişken müzik çalarım hala bozuk. Şarkıları dinliyorum ama kimin söylediğini ne çaldığını göremiyorum. Aynı bilgisayarda ki şu Unkwon Artist – Bilinmeyen Sanatçı durumuna düştüm. Olsun bu şekilde de parçaların adlarını kendim koyuyorum kendim yazmışçasına. İyi hatırlattın şu aralar hep dinlediğim parçayı biraz sana mırıldanayım ;
Benim adım yok senin var mı
Kendini kaybedip bulmak kolay mı
Zaman yalnızlığa ayarlı
Uyandığında beni alır mı
Kırılmış kalbinin bir sebebi var
Dön de biraz aynaya bak
Yalan mı aşk mı yoksa küçük bir dua mı
Aaaaaaaaa “Benim Adım Ne”
Unkwon Artist' e Sevgilerimle..

0 yorum:
Yorum Gönder